<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İBA Stratejik İletişim Danışmanlığı | İletişim Ajansı | İZMİR</title>
	<atom:link href="https://ibailetisim.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ibailetisim.com</link>
	<description>İBA Stratejik İletişim Danışmanlığı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Sep 2026 07:42:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ibailetisim.com/wp-content/uploads/2022/05/logo.png</url>
	<title>İBA Stratejik İletişim Danışmanlığı | İletişim Ajansı | İZMİR</title>
	<link>https://ibailetisim.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ENSİA ile İngiltere arasında temiz enerji köprüsü</title>
		<link>https://ibailetisim.com/ensia-ile-ingiltere-arasinda-temiz-enerji-koprusu/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/ensia-ile-ingiltere-arasinda-temiz-enerji-koprusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:42:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5419</guid>

					<description><![CDATA[Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’ni (ENSİA) ziyaret eden İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu David Reed ve Ankara Büyükelçiliği Ticaret Ataşesi Katy Pell, Türkiye’nin temiz enerji vizyonu hakkında bilgi aldı.&#160; ENSİA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Çekirdek, Yönetim Kurulu Üyeleri Cengiz Oğuzer, Gamze Satoğlu ve Onur Günduru ile Genel Sekreter Hazal Coşkun tarafından ağırlanan heyete, Derneğin faaliyetleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>ENSİA ile İngiltere arasında temiz enerji köprüsü</strong></li>



<li><strong>Derneği ziyaret eden İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu David Reed ve Ankara Büyükelçiliği Ticaret Ataşesi Katy Pell, Türkiye’nin temiz enerji vizyonu hakkında görüş alışverişinde bulundu.  </strong></li>



<li><strong>ENSİA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Çekirdek:</strong></li>



<li><strong>“115 kurumsal üyemizle temiz enerji sektörünün tüm paydaşlarına ulaşabilen uluslararası bir network zeminiyiz.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’ni (ENSİA) ziyaret eden İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu David Reed ve Ankara Büyükelçiliği Ticaret Ataşesi Katy Pell, Türkiye’nin temiz enerji vizyonu hakkında bilgi aldı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">ENSİA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Çekirdek, Yönetim Kurulu Üyeleri Cengiz Oğuzer, Gamze Satoğlu ve Onur Günduru ile Genel Sekreter Hazal Coşkun tarafından ağırlanan heyete, Derneğin faaliyetleri ve ulusal enerji hedefleri hakkında bilgi verildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// TÜRKİYE’NİN HEDEFLERİ İLGİ ÇEKİYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan ENSİA Başkan Yardımcısı Murat Çekirdek, Türkiye’nin temiz enerji kümesi olan Derneğin 115 kurumsal üyesi ile sektörün tüm paydaşlarına ulaşabilen uluslararası bir network zemini olduğunu söyledi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin bu yıl ilk adımlarını atacağı denizüstü rüzgâr enerjisi yatırımlarında İngiltere’nin ilgisinin kendileri için şaşırtıcı olmadığına işaret eden Çekirdek, <strong>“Türkiye olarak 2035 yılına kadar 5 bin MW kurulu güç hedefi koyduğumuz denizüstü RES’lerde İngiltere dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Halen 16 bin 600 MW seviyesinde denizüstü RES kurulu gücü olan İngiltere, gerek bir ada ülkesi olması gerekse bu santralleri, denizlerindeki Münhasır Ekonomik Bölgelerin (MEB) sınırı olarak konumlandırması nedeniyle Türkiye için özgün bir örnek oluşturuyor.”</strong> dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ziyarette rüzgâr enerjisi alanında faaliyet gösteren ENSİA üyelerinin denizüstü RES’ler konusundaki yetkinliklerini anlatma fırsatı bulduklarını belirten Murat Çekirdek, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Derneğimizin koordinasyonunda hazırlanan ‘Türkiye Denizüstü RES Sanayi Envanteri’ çalışmamızı da İngiltere heyeti ile paylaşarak detaylı bilgiler verdik. Aynı şekilde Türkiye’nin büyük potansiyel taşıdığı yeşil hidrojenin, Avrupa’da uygulama örnekleri olan şekliyle denizüstü RES’ler ile birlikte kurgulanarak benzer adımları birlikte atabileceğimizi, farklı iş birlikleriyle bilgi ve tecrübe alışverişi yapabileceğimizi vurguladık.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// İNGİLTERE’DEN AGRESİF HEDEFLER</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"> Birleşik Krallık hükümetinin 2030 Temiz Enerji Aksiyon Planı’nda 2030 yılı için denizüstü RES kurulu gücünün, bugünkü seviyesinden iki buçuk kat artışla en az 43 bin MW’a ulaşmasını hedeflediğine dikkat çeken Murat Çekirdek, böylesine agresif hedefler belirleyen bir ülkenin, Türkiye’nin en az 75 bin MW olan denizüstü RES potansiyeline ilgi göstermesinde şaşırtıcı bir durum görmediklerini dile getirdi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin ilk Denizüstü RES Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmasını 2027 yılının ilk çeyreğinde tamamlamasını beklediklerini vurgulayan Çekirdek, şartname taslağının bu ay içerisinde yayımlanmasını beklediklerini sözlerine ekledi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “TEMİZ ENERJİ YATIRIMLARINI DİKKATLE İZLİYORUZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ENSİA Yönetim Kurulu’na konukseverlikleri için teşekkür eden İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu David Reed ise bu yıl içerisinde atandığı Başkonsolosluk görevinin yanı sıra Doğu Avrupa ile Orta Asya Ticaret Müsteşarı&nbsp;olarak Türkiye’nin temiz enerji yatırımlarını dikkatle izlediğini kaydetti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İngiltere heyetinin ziyareti anısına Türkiye’nin temiz enerji görünümünü resmeden plaket, ENSİA Başkan Yardımcısı Murat Çekirdek tarafından Başkonsolos Reed’e takdim edildi.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/ensia-ile-ingiltere-arasinda-temiz-enerji-koprusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EGEPLASDER ve EBSO UR-GE projesinde el ele verdi </title>
		<link>https://ibailetisim.com/egeplasder-ve-ebso-ur-ge-projesinde-el-ele-verdi/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/egeplasder-ve-ebso-ur-ge-projesinde-el-ele-verdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2026 07:36:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5416</guid>

					<description><![CDATA[Plastik sektörünün İzmir ve Ege Bölgesi’ndeki mensuplarını çatısı altında toplayan Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER), üyelerinin kurumsal yapılarını güçlendirmeyi amaçlayan “Plastik Sektörü Kümelenmesi UR-GE Projesi”ni, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ile birlikte yürütecek. Firmaların yeni ihracat pazarlarına açılmalarını sağlamak, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanındaki kapasitelerini geliştirmek, dijital dönüşüm süreçlerine ve değişen uluslararası mevzuata uyumlarına destek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>EGEPLASDER ve EBSO UR-GE projesinde el ele verdi </strong></li>



<li><strong>EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer:</strong></li>



<li><strong>“Derneğimiz üyesi sanayicilerin ihracat pazarlarında rekabet güçlerini artırmak amacıyla EBSO ile el ele verdik.”</strong></li>



<li><strong>“80 milyon TL olarak öngörülen UR-GE bütçemizin %75’ine karşılık gelen 60 milyon TL’sini Ticaret Bakanlığımızın kaynaklarından hibe olarak firmalarımıza sağlayacağız.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Plastik sektörünün İzmir ve Ege Bölgesi’ndeki mensuplarını çatısı altında toplayan Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER), üyelerinin kurumsal yapılarını güçlendirmeyi amaçlayan “Plastik Sektörü Kümelenmesi UR-GE Projesi”ni, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ile birlikte yürütecek. Firmaların yeni ihracat pazarlarına açılmalarını sağlamak, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanındaki kapasitelerini geliştirmek, dijital dönüşüm süreçlerine ve değişen uluslararası mevzuata uyumlarına destek olmak amacıyla planlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projesi, hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından Ticaret Bakanlığı onayına sunulacak.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">EBSO Meclis Salonu’nda düzenlenen bilgilendirme toplantısında sanayicilere seslenen EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, Ticaret Bakanlığı uhdesinde olan UR-GE projelerinin sadeleşmiş bürokrasi yapısı, hızlı işleyişi ve yüzde 75 seviyesindeki destek oranıyla iş dünyasına büyük değer yarattığını belirtti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “FİRMALARA DEĞER YARATACAĞIZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk ekonomisinin içinden geçtiği zorlu koşullarda ihracat pazarlarına açılmakta ve o pazarları korumakta zorlanan üyelerine değer yaratıcı bir proje kurguladıklarını vurgulayan Gençer, İzmir sanayisinin çatı kuruluşu olan Ege Bölgesi Sanayi Odası ile el ele vermekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gençer, “Derneğimiz üyesi sanayicilerin ihracat pazarlarında rekabet güçlerini artırmak amacıyla EBSO ile el ele verdik. Meclis Üyeliği ve 24. Plastik Ambalaj Meslek Komitesi Başkanlığını sürdürdüğüm EBSO’nun kurumsal gücünü yanımıza alarak projemizin çok daha verimli ve sonuç alıcı şekilde gerçekleşeceğine yürekten inanıyorum. Derneğimiz ile proje paydaşlığı yapma kararını alan EBSO Yönetim Kurulu Başkanımız Ender Yorgancılar ve Başkan Vekilimiz Metin Akdaş başta olmak üzere tüm Yönetim Kurulu’muza çok teşekkür ediyoruz.” dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// YENİ NESİL REKABET KOŞULLARINA HAZIRLIK</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Plastik sektörünün sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve uluslararası pazarlarda giderek önem kazanan yeni mevzuat ve standartlara uyum konusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“UR-GE projemiz, enerji ve kaynak kullanımı açısından önemli bir sanayi kolu olan plastikte faaliyet gösteren meslektaşlarımızın, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm başta olmak üzere uluslararası pazarlarda karşı karşıya oldukları yeni nesil rekabet koşullarına hazırlık seviyelerini artırmayı hedefliyor. Dernek olarak amacımız, üyelerimizin bu yolculuklarında onlara yardımcı olmak; maliyetlerini azaltacak, verimliliklerini artıracak ve rekabet güçlerini geliştirecek projelerde kümelenmelerini sağlamak. Alanında son derece yetkin akademisyenlerimiz ve uzmanlarımızın desteği ile sektörümüz için son derece kıymetli bir sonuca ulaşacağımızı biliyoruz. Projemizin üyelerimizden gördüğü ilgiden memnunuz. Eylül ayının ilk haftasında 10 firmamız projemize dahil olmak için başvurularını tamamladı. Bu sayıyı 20’ye çıkardıktan sonra Ticaret Bakanlığı’mıza başvurumuzu yapmak ve süratle İhtiyaç Analizi aşamasına geçiş yapmak istiyoruz. Bakanlık onayının ardından 36 ay sürecek projemize, tüm firmalarımızı davet ediyor, bu önemli desteklerden faydalanmaya ve kurumsal kapasitelerini geliştirmeye davet ediyoruz.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>PLASTİK SEKTÖRÜ KÜMELENMESİ&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>UR-GE PROJESİNDEN KISA KISA…</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>80 milyon TL bütçeye sahip olacak Plastik Sektörü Kümelenmesi UR-GE Projesi’ne dahil olan firmalar, proje kapsamında ön finansman yöntemi ile yurt içi ve yurt dışında yaptıkları tüm harcamaların yüzde 75’ini geri alabilecekler. </li>



<li>Firmalardan başvuru ücreti alınmayan proje kapsamında en fazla 5 stantlı fuar katılımı gerçekleştirilecek. </li>



<li>Yurt dışı pazarlama faaliyetleri kapsamında B2B görüşmeler, tesis ziyaretleri, fuar ziyaretleri, ulaşım, konaklama, organizasyon, tercümanlık, nakliye hizmetlerinde firmalara destek sağlanacak. </li>



<li>Yurt dışındaki ithalatçıların Türkiye&#8217;ye davetlerinde ulaşım, konaklama, organizasyon giderleri Ur-Ge projesi kapsamında karşılanacak. </li>



<li>Firmalar arasında dijital eşleştirmeler, platform üyelikleri ve sanal fuarlar gerçekleştirilecek. </li>



<li>Ur-Ge’ye dahil olan firmalara İç Gelişim başlığı altında Dış Ticaret, Dijital Pazarlama, Markalaşma, Finans, Kalite ve Verimlilik, Kurumsallaşma ve İK, Proje Yönetimi ve Kümelenme başlıklarında eğitim desteği verilecek. </li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/egeplasder-ve-ebso-ur-ge-projesinde-el-ele-verdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MPİOSB “Yeşil OSB” adımlarını hızlandırdı</title>
		<link>https://ibailetisim.com/mpiosb-yesil-osb-adimlarini-hizlandirdi/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/mpiosb-yesil-osb-adimlarini-hizlandirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 07:08:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5414</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de plastik sektörüne odaklı ilk ve tek ihtisas organize sanayi bölgesi olan Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB), sürdürülebilir üretim ve kaynak verimliliği hedefleri kapsamında “Yeşil OSB” olma yolundaki çalışmalarını hızlandırdı.&#160; Bölge’nin kurumsal ve teknik kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma sürdüren MPİOSB’de; Su Verimliliği, Çevre Yönetim Sistemi, Kalite Yönetim Sistemi ve Enerji Yönetim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>MPİOSB “Yeşil OSB” adımlarını hızlandırdı</strong></li>



<li><strong>Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB), sürdürülebilir üretim ve kaynak verimliliği hedefleri kapsamında “Yeşil OSB” çalışmalarını sürdürüyor.</strong></li>



<li><strong>MPİOSB Bölge Müdürü Selim Çetinkaya: </strong></li>



<li><strong>“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren 373 OSB’mizden sadece 31’i Yeşil OSB Sertifikası’na sahip. Menemen Plastik İhtisas OSB olarak bu seçkin bölgeler arasına girmek istiyoruz.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de plastik sektörüne odaklı ilk ve tek ihtisas organize sanayi bölgesi olan Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB), sürdürülebilir üretim ve kaynak verimliliği hedefleri kapsamında “Yeşil OSB” olma yolundaki çalışmalarını hızlandırdı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge’nin kurumsal ve teknik kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma sürdüren MPİOSB’de; Su Verimliliği, Çevre Yönetim Sistemi, Kalite Yönetim Sistemi ve Enerji Yönetim Sistemi başlıklarında temel eğitimler tamamlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeşil OSB hedefi hakkında bilgi veren MPİOSB Bölge Müdürü Selim Çetinkaya, uyguladıkları çalışma takvimi doğrultusunda yönetim sistemlerinin gerektirdiği dokümantasyon ve uygulama altyapısının hazırlanmasına başladıklarını belirtti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// HAFTADA BİR GÜN YEŞİL DÖNÜŞÜM MESAİSİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Haftada en az bir tam gün ayrılan çalışmalar kapsamında; ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi standartlarının gerektirdiği dokümantasyon ve talimatların oluşturulduğunu vurgulayan Çetinkaya, sürdürülebilirliğin sanayi bölgelerinin geleceğinde belirleyici unsurlardan biri haline geldiğine dikkat çekerek, MPİOSB’nin bu dönüşüme güçlü bir kurumsal altyapıyla hazırlanmasını hedeflediklerini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Selim Çetinkaya, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Eylül ayı itibarıyla ülkemizde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren 373 OSB’miz bulunuyor ve bu OSB’lerimizden sadece 31’i Yeşil OSB Sertifikası’na sahip. Menemen Plastik İhtisas OSB de bu seçkin bölgeler arasına katılmak amacıyla çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu süreci yalnızca bir belgelendirme çalışması olarak görmemekteyiz. Katılımcılarımıza sunduğumuz hizmetin kalitesini artırmak, yeni imar planımızla birlikte bölgemiz içerisinde oluşacak 220 dönümlük alanımızın nitelikli yatırımlara tahsisini sağlamak için bu sürece kritik önem vermekteyiz. Günümüz dünyasında tüm kurumsal şirketlerin çevreye ve doğaya saygılı üretim gerçekleştiren bölgelerde yatırım kararı aldıklarını görmekteyiz.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “REKABET GÜCÜ YALNIZCA ÜRETİM KAPASİTESİ DEĞİL”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Menemen Plastik İhtisas OSB’nin kaynaklarını daha verimli kullanan, çevresel performansını sürekli geliştiren ve enerji yönetimini sistematik hale getiren bir OSB yapısına kavuşmayı hedeflediğini kaydeden Çetinkaya, bu doğrultuda öncelikle kurumun yönetim sistemleri altyapısını güçlendirdiklerine işaret etti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Su Verimliliği, Çevre, Kalite ve Enerji Yönetim Sistemi temel eğitimlerini tamamladıkları bilgisini veren Selim Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Eylül 2026 itibarıyla bu eğitimlerin uygulama ve dokümantasyon aşamasındayız. Haftada en az bir tam günümüzü bu sürece ayırıyoruz. ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 50001 standartları kapsamında ihtiyaç duyulan listelerden formlara, planlardan süreçlere ve uygulama talimatlarına kadar tüm dokümantasyon altyapımızı adım adım oluşturuyoruz. Bu çalışmalarımızın tamamlanmasının ardından, ISO 14064 standardı kapsamında sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanmasına yönelik çalışmalarımıza başlayacağız. Böylece Bölgemizin sera gazı envanterini ortaya koyarak mevcut durumumuzu ölçülebilir veriler üzerinden değerlendirmeyi ve emisyonlarımızın azaltılmasına yönelik çalışmalar için güçlü bir veri altyapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu hazırlıkların tamamlanmasının ardından ise Yeşil OSB sürecimizi başlatacağız. Buradaki temel amacımız, standartların istediği şartları kâğıt üzerinde karşılamak değil; bunları Bölge Müdürlüğümüzün iş yapış biçiminin bir parçası haline getirmek. Sanayide rekabet gücünün artık yalnızca üretim kapasitesi ve maliyetlerle ölçülmediği bir dönemdeyiz. Enerjiyi, suyu ve diğer kaynakları ne kadar verimli kullandığınız, çevresel etkilerinizi nasıl yönettiğiniz ve sürdürülebilirliği kurumsal yapınıza ne ölçüde entegre ettiğiniz de rekabetçiliğin temel unsurları arasında. Menemen Plastik İhtisas OSB olarak bu dönüşümde katılımcılarımıza örnek ve yol gösterici bir yapı oluşturmak istiyoruz.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/mpiosb-yesil-osb-adimlarini-hizlandirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>19 serbest bölgenin tanıtım stratejisi İzmir’de belirlendi</title>
		<link>https://ibailetisim.com/19-serbest-bolgenin-tanitim-stratejisi-izmirde-belirlendi/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/19-serbest-bolgenin-tanitim-stratejisi-izmirde-belirlendi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5406</guid>

					<description><![CDATA[“Doğru tanıtım ve stratejik iletişimlerle birlikte serbest bölgelerimizin bugün ulaşılan ticaret hacimlerinden çok daha fazlasını başaracaklarına ve gerçek potansiyellerini ortaya koyacaklarına inanıyoruz.” “Daha geniş kapsamlı bir tanıtım çalışması ile ihracatta ve yaratılan katma değerde daha yüksek hedeflere ulaşabileceğimizi görmekteyiz.” Türkiye’de faaliyet gösteren 19 serbest bölge için ortak tanıtım stratejisi oluşturmak ve potansiyel yatırımcılara yönelik ortak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>19 serbest bölgenin tanıtım stratejisi İzmir’de belirlendi</strong></li>



<li><strong>İZBAŞ Genel Müdürü H. Gürsel Bahçıvancılar: </strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Doğru tanıtım ve stratejik iletişimlerle birlikte serbest bölgelerimizin bugün ulaşılan ticaret hacimlerinden çok daha fazlasını başaracaklarına ve gerçek potansiyellerini ortaya koyacaklarına inanıyoruz.”</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehtap Arık:</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Daha geniş kapsamlı bir tanıtım çalışması ile ihracatta ve yaratılan katma değerde daha yüksek hedeflere ulaşabileceğimizi görmekteyiz.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de faaliyet gösteren 19 serbest bölge için ortak tanıtım stratejisi oluşturmak ve potansiyel yatırımcılara yönelik ortak mesajları belirlemek amacıyla düzenlenen “Serbest Bölgeler Tanıtım Çalıştayı” İZBAŞ İzmir Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş’nin ev sahipliğinde Foça’da bulunan MW Phokai Resort otelinde gerçekleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü, T.C Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi temsilcileri, Serbest Bölge Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) üyesi kurucu ve işletici şirketlerin temsilcilerinin katıldığı çalıştayda, ortak tanıtıma yönelik iki ayrı temada çalışma grupları oluşturuldu.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir’in moderatörlüğünü yaptığı çalıştayda, grupların gün boyunca beyin fırtınası yaptıkları başlıklar, çalıştay sonunda grup sözcüleri tarafından sunum haline getirilerek dokümante edildi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “GERÇEK POTANSİYELİMİZ ORTAYA ÇIKACAK”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantının açılışında konuşan İZBAŞ Genel Müdürü H. Gürsel Bahçıvancılar, serbest bölgelerin kurucu işletici şirketleri ile kamu otoriteleri arasındaki iş birliğinin güçlenmesine büyük önem verdiklerini belirterek, “Doğru tanıtım ve stratejik iletişimlerle birlikte serbest bölgelerimizin bugün ulaşılan ticaret hacimlerinden çok daha fazlasını başaracaklarına ve gerçek potansiyellerini ortaya koyacaklarına inanıyoruz.” dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen serbest bölge temsilcileri ile uluslararası etkinlik kapasitelerinin geliştirilmesi için son derece verimli geçen bir çalıştay gerçekleştirdiklerini kaydeden Bahçıvancılar, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Bu yılın ilk 7 ayında 19 serbest bölgemizden gerçekleşen ihracatımızın %7 artışla 7,7 milyar dolara yükselmesi, Temmuz ayında ise tüm zamanların ihracat rekorunu kırmamız, %160,9’a ulaşan ihracatın ithalatı karşılama oranı ve net ihracatçı üretim ekosistemimiz ülkemizin küresel rekabetçiliğine çok önemli katkı sağlıyor. Bu katkının artarak devam etmesini ve ülkemizin ihracata dayalı büyüme vizyonuna ulaşmasını diliyoruz.” &nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// İHRACATIN ORANI %75’İ AŞTI&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü Değerlendirme, Uygulama ve Tanıtım Daire Başkanı Mehtap Arık, Türk serbest bölgelerinde ulaşılan 90 bin kişilik istihdam ve yüzde 75’i aşan ihracat hacminin dikkat çekici bir başarı olduğunu vurguladı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplam ihracatın yüzde 57,4’ünün orta-ileri ve yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerden oluştuğu bilgisini veren Arık, “Serbest bölgelerimiz için daha geniş kapsamlı bir tanıtım çalışması ile ihracatta ve yaratılan katma değerde ülkemiz için daha yüksek hedeflere ulaşabileceğimizi görmekteyiz. Bu konuda başta serbest bölgelerimizin çatı kuruluşu olan SEBKİDER ile birlikte daha sıkı bir iş birliği geliştireceğiz.” dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// YENİ NESİL YATIRIMLARA DİKKAT</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Birim Müdürü Zahid Tuncel de 2024-2028 yıllarını kapsayan Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi&#8217;nin, “Yatırımlar Güçlü Merkez Türkiye” temasıyla daha fazla nitelikli yatırım çekilmesine yönelik bir yol haritası ortaya koyduğunu anımsattı. Yeni dönemde serbest bölgelerin üretim ve ihracatın yanında yenilikçi teknolojileri ve mobiliteyi içinde barındıran, yeni nesil yatırımları da içine alabilecek bir tanıtım stratejisi belirlemesi gerektiğine dikkat çekti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “YATIRIMCIYA BİZ GİTMELİYİZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Serbest Bölge Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç ise tanıtım ve pazarlamanın önemine işaret ederek, “Artık yatırımcının bizi bulmasını bekleyemeyiz; biz yatırımcıya gitmeliyiz. Serbest bölgelerimizin hangi sektörlerde güçlü olduğunu, hangi pazarlara erişim sağladığını, hangi altyapıyı sunduğunu ve yatırımcıya nasıl hız kazandırdığını dünyaya çok daha net anlatmalıyız.” dedi.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/19-serbest-bolgenin-tanitim-stratejisi-izmirde-belirlendi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menemen Plastik OSB kendi içinde 220 dönüm büyüyor</title>
		<link>https://ibailetisim.com/menemen-plastik-osb-kendi-icinde-220-donum-buyuyor/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/menemen-plastik-osb-kendi-icinde-220-donum-buyuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 07:22:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5396</guid>

					<description><![CDATA[“Tek bir metrekare arsa satın almadan mevcut sahamız içerisinde altyapısı hazır, planlı, kümelenme anlayışı ile mevcut sanayicilerimize değer yaratacak alanlar kazandırmış olacağız.” Türkiye’de plastik sektörüne odaklı olarak üretim yapan tek ihtisas organize sanayi bölgesi olan Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayına sunduğu yeni imar planı ile aynı saha içerisinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Menemen Plastik OSB kendi içinde 220 dönüm büyüyor</strong></li>



<li><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının güncellediği “OSB İmar Planı Şartnamesi”ne uygun olarak yenilenen MPİOSB İmar Planı ile toplamda 220 dönüm büyüklüğünde “Hizmet ve Destek Alanı”, “Ticaret Alanı” ve “Sanayi Parselleri” oluşturulacak.</strong></li>



<li><strong>Menemen Plastik İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen:</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“T</strong><strong>ek bir metrekare arsa satın almadan mevcut sahamız içerisinde altyapısı hazır, planlı, kümelenme anlayışı ile mevcut sanayicilerimize değer yaratacak alanlar kazandırmış olacağız.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de plastik sektörüne odaklı olarak üretim yapan tek ihtisas organize sanayi bölgesi olan Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayına sunduğu yeni imar planı ile aynı saha içerisinde 220 bin m² ek yatırım alanı kazanacak. Yeni plan ile muhtelif sayıda “Hizmet ve Destek Alanı”, “Ticaret Alanı”, “Sanayi Parseli” ile “Eğitim Alanı” ve “Spor Alanı” gibi ortak kullanım alanları da oluşturulacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Menemen Plastik İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2025 yılı Ekim ayında yayınladığı “OSB İmar Planı Şartnamesi”ne uygun olarak Bölge’nin imar planı revizyonu çalışmasını tamamlayarak Bakanlık onayına sunduklarını belirtti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// TEK BİR METREKARE SATIN ALMA YAPILMADI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni şartname ile sağlık koruma bantlarına Hizmet ve Destek Alanı, Ticaret Alanı ve İkinci Sınıf Gayrisıhhi Müessese yapabilme imkânı getirildiğini kaydeden Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Yeni şartnameye uygun şekilde hazırladığımız yeni imar planımızda toplamda yaklaşık 220 bin m² bir alanı kısa, orta ve uzun vadede Bölgemize kazandıracağız. Haziran ayında tamamladığmız yeni planımızda 60 bin m² yeni sanayi parseli, 100 bin m²nin üzerinde hizmet ve destek alanı ile 60.000 m²nin üzerinde ticaret alanı kazanmış olacağız. Bakanlık onayı sonrasında tek bir metrekare arsa satın almadan, Bölge sınırlarını genişetmeden mevcut sahamız içerisinde altyapısı hazır, planlı, kümelenme anlayışı ile mevcut sanayicilerimize değer yaratacak alanlar kazandırmış olacağız.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SANAYİCİLERİN YARATTIĞI&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MUCİZE MPİOSB’DEN KISA KISA…</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yer seçimi ve kuruluş çalışmaları 1999 yılına kadar dayanan Menemen Plastik İhtisas OSB, yatırımcıların özne olduğu özgün bir finansman modeli ile gerçekleştirildi. </li>



<li>Yaklaşık 15 yıl boyunca 1113 bağımsız tapunun tek tek kamulaştırması ile tamamlanan MPİOSB’de tüm altyapı yatırımları, herhangi bir kurumdan kredi kullanılmadan Katılımcı sanayicilerin sağladığı kaynaklarla gerçekleştirildi. </li>



<li>Sanayiciler yalnızca fabrikalarına yatırım yapmakla kalmazken Bölge’nin arazisinin hazırlanmasından yollarına, enerji altyapısından su ve haberleşme şebekelerine kadar ortak bir sanayi ekosisteminin kurulmasına da kaynak sağladı.</li>



<li>MPİOSB’de tüm parseller yatırımlarını tamamlarken, yaklaşık 2 bin 500 kişiye istihdam sağlanıyor ve 250 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriliyor.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/menemen-plastik-osb-kendi-icinde-220-donum-buyuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin dev OSB’lerinin altyapılarına “Esen” imzası</title>
		<link>https://ibailetisim.com/turkiyenin-dev-osblerinin-altyapilarina-esen-imzasi/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/turkiyenin-dev-osblerinin-altyapilarina-esen-imzasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 07:05:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5393</guid>

					<description><![CDATA[Türk plastik sanayisinin önde gelen kuruluşları arasında yer alan Esen Plastik; temiz sudan atık suya, doğal gazdan telekomünikasyona, kimyasal proses hatlarından yağmur suyu hatlarına kadar sanayi bölgelerinin temel altyapı ihtiyaçları için yüksek katma değerli çözümler geliştirmeyi sürdürüyor.&#160; İzmir Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesislerinde üretimini sürdüren Esen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Türkiye’nin dev OSB’lerinin altyapılarına “Esen” imzası</strong></li>



<li><strong>Türkiye’deki en büyük organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerin doğal gaz, temiz su, atık su, yağmur suyu, proses ve telekomünikasyon hatlarında Esen Plastik’in ürettiği borular kullanılıyor. </strong></li>



<li><strong>Esen Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen:</strong></li>



<li><strong>“1976 yılından bugüne Türk sanayisinin taşıyıcı kolonları olan OSB’lerimizin ve serbest bölgelerimizin altyapılarına imzamızı atıyoruz.”</strong></li>



<li><strong>“Hedefimiz Orta Doğu ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere yakın coğrafyalara gerçekleştirdiğimiz ihracatı artırarak, Esen Plastik’i bir dünya markası seviyesine taşımak.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Türk plastik sanayisinin önde gelen kuruluşları arasında yer alan Esen Plastik; temiz sudan atık suya, doğal gazdan telekomünikasyona, kimyasal proses hatlarından yağmur suyu hatlarına kadar sanayi bölgelerinin temel altyapı ihtiyaçları için yüksek katma değerli çözümler geliştirmeyi sürdürüyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İzmir Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesislerinde üretimini sürdüren Esen Plastik, kuruluşunun 50’inci yılında alanında dünya markası olma hedefi belirledi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, sanayi bölgelerinde yer altında kilometrelerce uzunluktaki altyapı ağlarının, üretimin sürdürülebilirliği için yaşamsal önemde olduğuna dikkat çekti. Yüksek dayanım, uzun kullanım ömrü ve farklı altyapı ihtiyaçlarına yönelik ürün çeşitliliği sağladıklarını kaydeden Esen, Türk sanayisinin en önemli üretim merkezleri olan organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerin altyapı projeleri için özel çözümler ürettiklerini belirtti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// 50 YILDIR KESİNTİSİZ SÜREN ÜRETİM&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Üretimini 1976 yılından bugüne kesintisiz olarak sürdüren Esen Plastik’in Türkiye’nin farklı illerinde yeni kurulan OSB’lerin yanı sıra, genişleme sahası yatırımları gerçekleştiren ve mevcut altyapısını yenileyen sanayi bölgelerinde altyapılara imza attığını kaydeden Salih Esen, <strong>“Hedefimiz Orta Doğu ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere yakın coğrafyalara gerçekleştirdiğimiz ihracatı artırarak Esen Plastik’i bir dünya markası seviyesine taşımaktır. Her seviyedeki tecrübeli ve yetkin kadrolarımızla bu hedefe ulaşacağımıza yürekten inanıyorum”</strong> dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye genelinde bulunan 419 organize sanayi bölgesinin 299’unun fiilen faaliyet gösterdiğini, 120 OSB’de ise planlama, kamulaştırma ve altyapı hazırlık süreçlerinin devam ettiği bilgisini veren Salih Esen, çeşitlenen sanayi üretimi ile birlikte altyapı yatırımlarının stratejik öneminin arttığına dikkat çekti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// GURUR VE SORUMLULUK BİR ARADA&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Esen Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Sanayi bölgeleri sadece fabrikalar, üretim hatları ve makinelerden ibaret değil. Bu dev üretim ekosistemini ayakta tutan çok büyük bir altyapı ağı yerin altında çalışıyor. Biz Esen Plastik olarak bu görünmeyen sistemlerin güvenilir ve uzun ömürlü bir parçasıyız. Türkiye’nin en önemli üretim üslerinin altında Esen imzasının bulunması bize gurur verdiği kadar önemli bir sorumluluk da yüklüyor. Yeni bir organize sanayi bölgesinin hayata geçirilmesinde ya da mevcut bir OSB’nin genişleme alanlarının yatırıma açılmasında, fabrika yatırımlarından önce altyapı çalışmalarının tamamlanması gerekiyor. Bu nedenle kullanılan boru sistemlerinin dayanıklılığı ve uzun vadeli işletme performansı, yalnızca altyapı yatırımını değil, bölgede faaliyet gösterecek sanayi kuruluşlarının operasyonel sürekliliğini de doğrudan etkiliyor.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>CTP BORUDA TÜRKİYE İHTİYACININ&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>% 30’UNU ESEN PLASTİK ÜRETİYOR&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Esen Plastik’in Adana Hacı Sabancı OSB’de bulunan üretim tesisi, CTP (Cam Elyaf Takviyeli Polyester) boru üretimiyle Türkiye’nin bu alandaki ihtiyacının yüzde 30’unu karşılıyor. Kimya sanayisi başta olmak üzere tehlikeli üretim sınıfındaki tesislerin amonyak, asit, nitrat gibi hammaddeleri kullanan endüstriyel proseslerinde kullanılan CTP borular; dayanıklı yapıları, uzun kullanım ömürleri ve farklı proje ihtiyaçlarına uygun üretim seçenekleriyle öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/turkiyenin-dev-osblerinin-altyapilarina-esen-imzasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Binalarımızı jeotermal ile soğutabiliriz</title>
		<link>https://ibailetisim.com/binalarimizi-jeotermal-ile-sogutabiliriz/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/binalarimizi-jeotermal-ile-sogutabiliriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 08:25:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5391</guid>

					<description><![CDATA[Yaz aylarının en sıcak dönemini yaşayan Türkiye’de artan klima kullanımının, elektrik şebekesi üzerine bindirdiği yük her geçen yıl artıyor. Kullanımın en yoğun olduğu 12:00-18:00 saatleri arasında klima kaynaklı tüketim, ülke tüketiminin ortalama yüzde 10’unu kapsıyor.&#160; Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkeleri arasında olan Türkiye’de, soğutma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>BİNALARIMIZI JEOTERMAL İLE SOĞUTABİLİRİZ</strong></li>



<li><strong>JEOTERMAL ENERJİ DERNEĞİ (JED) YÖNETİM KURULU BAŞKANI ALİ KINDAP:</strong></li>



<li><strong>“YAZIN EN SICAK GÜNLERİNİN YAŞANDIĞI BU DÖNEMDE KLİMA KULLANIMININ ŞEBEKE ÜZERİNDEKİ YÜKÜNÜ, JEOTERMAL SOĞUTMA SİSTEMLERİYLE AZALTABİLİRİZ. JEOTERMAL SOĞUTMA, TÜRKİYE’NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNDE ROL ALMALI.”</strong></li>



<li><strong>“JEOTERMAL ENERJİYİ, SADECE ELEKTRİK ÜRETME VE KONUT ISITMASI ÖLÇEĞİNDE GÖRMEMEK GEREKİYOR. TÜM GELİŞMİŞ ÜLKELER, BÖLGESEL ISITMA VE SOĞUTMA SİSTEMLERİNDE JEOTERMALİ DAHA SIK KULLANIYOR, BU UYGULAMALAR KAMU YÖNETİMLERİ TARAFINDAN DESTEKLENİYOR.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Yaz aylarının en sıcak dönemini yaşayan Türkiye’de artan klima kullanımının, elektrik şebekesi üzerine bindirdiği yük her geçen yıl artıyor. Kullanımın en yoğun olduğu 12:00-18:00 saatleri arasında klima kaynaklı tüketim, ülke tüketiminin ortalama yüzde 10’unu kapsıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkeleri arasında olan Türkiye’de, soğutma kaynaklı elektrik talebini azaltacak ve şebekeyi rahatlatacak alternatif teknolojiler arasında jeotermalin geldiğini söyledi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelişmiş ülkelerde hızla yaygınlaşan ve kamu otoriteleri tarafından desteklenen jeotermal soğutma teknolojilerinin enerji politikalarının merkezine alınması gerektiğine değinen Kındap,<strong> “Jeotermal enerjiyi yalnızca elektrik üretimi ve konut ısıtması ölçeğinde görmemek gerekiyor. Tüm gelişmiş ülkeler, bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerinde jeotermali daha sık kullanıyor ve kamu yönetimleri tarafından destekleniyor.” </strong>dedi.<strong>&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// 11 MİLYON OLAN KLİMA SAYISI İKİYE KATLANACAK!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunduğunu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın projeksiyonlarına göre bu rakamın 2035’e kadar yaklaşık iki katına çıkacağı bilgisini veren Kındap, sadece konutlarda kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı elektrik tüketiminin 2025 yılında 5-6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035’te 12 bin gigavatsaat seviyesine yükseleceğini kaydetti. Kındap, <strong>“İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte hızla ve orantısız şekilde artan soğutma ihtiyacını yalnızca daha fazla elektrik üretimi ve daha fazla klima yatırımı üzerinden karşılamamız doğru olmaz. Klima sayısını ikiye katlayıp bütün soğutma ihtiyacını elektrik şebekesine yüklersek, bugünün problemini büyüterek geleceğe taşımış oluruz.”</strong> dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// DÜNYADA BİLİNEN VE UYGULANAN BİR TEKNOLOJİ&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Jeotermal enerji ile soğutma yapmanın ilk bakışta bir çelişki gibi algılanabildiğine dikkat çeken Kındap, sıcak jeotermal kaynağın soğutma üretiminde kullanılmasının dünyada uzun süredir bilinen ve uygulanan bir teknoloji olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi başta olmak üzere güçlü jeotermal potansiyele sahip bölgelerdeki oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri, üniversite kampüsleri, kamu binaları, veri merkezleri ve toplu konut alanlarının jeotermal soğutma açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// JEOTERMAL SOĞUTMA ŞEBEKELERİN SİGORTASI&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">JED Başkanı Ali Kındap, şöyle devam etti:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Jeotermal enerji bize konvansiyonel yöntemlerden farklı başka bir seçenek sunuyor. Yerin görece sabit sıcaklığından faydalanan jeotermal ve toprak kaynaklı ısı pompalarıyla kışın ısıttığımız binaları yazın soğutmamız mümkün. Uygun sıcaklıktaki jeotermal kaynaklardan absorpsiyonlu sistemlerle doğrudan soğutma enerjisi de üretilebiliyor. Dünya genelinde bu teknoloji ve özgün uygulama örnekleri de var. Bu teknolojilerin ülkemizin enerji politikalarının bir parçası olmasını istiyoruz. Bir hastanenin, otelin, üniversite kampüsünün veya organize sanayi bölgesinin ısıtma ve soğutma ihtiyacını ayrı ayrı düşünmek yerine, 12 aylık enerji ihtiyacını tek bir entegre sistem üzerinden planlayabiliriz. ABD Enerji Bakanlığı da jeotermal ısı pompalarının binalar, kampüsler ve bölgesel sistemlerde hem ısıtma hem de soğutma sağlayabildiğini; jeotermal ısıtma-soğutma teknolojilerinin yaygın kullanımının elektrik şebekesinin dengelenmesine ve enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Jeotermal soğutma, doğru bölgelerde ve doğru projelerde elektrik şebekesinin sigortalarından biri olabilir.”&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YAŞAM STANDARDINDAKİ YÜKSELİŞ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SOĞUTMA TALEBİNİ 1600 TWh ARTIRACAK&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yükselen yaşam standartlarının soğutma amaçlı enerji tüketimini artırdığına işaret eden JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından Temmuz ayında yayımlanan küresel analizde, soğutma kaynaklı elektrik talebinin 2035 yılına kadar yaklaşık bin 600 teravatsaat artabileceğinin anlaşıldığını belirtti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soğutma kaynaklı tüketimin küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu, pik saatlerde ise bu payın yüzde 30’a kadar ulaşabildiğini sözlerine ekleyen Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Ayaklarımızın altındaki bu sonsuz enerji kaynağı kışın bizi ısıtabiliyor, yazın da soğutabiliyor. Elektrik üretebiliyor, seraları ısıtabiliyor, sanayiye proses ısısı sağlayabiliyor, tarımsal üretime ve turizme hizmet edebiliyor. Böylesine çok yönlü bir enerji kaynağını tek bir kullanım alanına hapsetmek, Türkiye için büyük bir ekonomik kayıptır.&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tüm paydaşlarımıza çağrımız şu: Jeotermal soğutma için pilot bölgeler belirleyelim, kamu yatırımlarıyla ilk örnekleri oluşturalım, yatırım teşviklerini devreye alalım.&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Jeotermal potansiyeli yüksek kentlerimizde kamu binaları, hastaneler, üniversiteler, turizm tesisleri ve organize sanayi bölgeleri için jeotermal soğutma fizibiliteleri hazırlayalım. Uygun projeleri enerji verimliliği teşviklerinin kapsamına alalım. Yerli ekipman ve mühendislik kapasitemizi bu alana yönlendirelim. Türkiye’nin yazın büyüyen soğutma faturasına karşı yerli, yenilenebilir ve sürdürülebilir çözümleri devreye alalım.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>RAKAMLARLA TÜRKİYE’NİN&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SOĞUTMA ENERJİSİ VERİLERİ</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunuyor. Bu sayı 2035’e kadar yaklaşık iki katına çıkacak. </li>



<li>Sıcaklıktaki her 1 santigrat derecelik artış, Türkiye’nin elektrik şebekesine yaklaşık 0,77 gigavat, (770 megavat) ek elektrik kapasitesi ihtiyacı doğuruyor.</li>



<li>2008 yılına kadar saatlik elektrik talebindeki zirveler ağırlıklı olarak kış aylarında görülürken, bu tarihten sonra en yüksek talep soğutma ihtiyacının etkisiyle yaz aylarına kaydı. 2025’te yaz ve kış dönemleri arasındaki zirve elektrik talebi farkı 2008’e kıyasla 12 katına çıktı.</li>



<li>Yaz aylarında 12.00 ile 18.00 arasındaki saatlerde soğutmanın elektrik talebindeki payı yüzde 10’un üzerinde seyrediyor.</li>



<li>Hanelerde kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı toplam elektrik tüketimin 2025’teki 5-6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035’te 12 bin gigavatsaatin üzerine çıkacak. </li>



<li>Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Temmuz 2026’da yayımladığı analiz, mevcut politikalar altında soğutma kaynaklı elektrik talebinin 2035 yılına kadar yaklaşık 1.600 TWh artabileceğini ortaya koyuyor. </li>



<li>Soğutma, bugün küresel yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unu oluştururken, pik elektrik talebindeki payı yüzde 30 seviyesine kadar ulaşabiliyor.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/binalarimizi-jeotermal-ile-sogutabiliriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Plastik sektörü zirvesinde “Erken Sanayisizleşme” uyarısı</title>
		<link>https://ibailetisim.com/plastik-sektoru-zirvesinde-erken-sanayisizlesme-uyarisi/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/plastik-sektoru-zirvesinde-erken-sanayisizlesme-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:22:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5389</guid>

					<description><![CDATA[Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB) ve Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) tarafından düzenlenen ortak toplantıda, İzmir’de plastik sektöründe faaliyet gösteren sanayiciler bir araya geldi.&#160; MPİOSB Bölge Müdürlüğü binasında düzenlenen toplantıya MPİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Plastik sektörü zirvesinde “Erken Sanayisizleşme” uyarısı</strong></li>



<li><strong>Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) ve Menemen Plastik İhtisas OSB (MPİOSB) ortak toplantısında, sektörün yaşadığı sorunlar ve sanayicilerin beklentileri masaya yatırıldı. </strong></li>



<li><strong>MPİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen: </strong></li>



<li><strong>“Türk ekonomisi erken sanayisizleşme riski taşıyor. Sanayiden, ihracattan, üretimden vazgeçemeyiz.”</strong></li>



<li><strong>EGEPLASDER  Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer: </strong></li>



<li><strong>“Mücadelemiz, üreten insanların ayakta kalmalarını sağlamak olmalıdır.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB) ve Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) tarafından düzenlenen ortak toplantıda, İzmir’de plastik sektöründe faaliyet gösteren sanayiciler bir araya geldi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">MPİOSB Bölge Müdürlüğü binasında düzenlenen toplantıya MPİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş ve Dernek üyesi firmaların temsilcileri katıldı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantıda konuşan Salih Esen, İzmir’in plastik sektöründe Türkiye’nin en önemli üretim merkezleri arasında yer aldığını anımsatarak, yüksek üretim maliyetlerinin firmaların üretim gücünü baskıladığını, finansman kaynaklarına erişimde yaşanan zorlukların ise işletme sermayelerine ve rekabet gücüne zarar verdiğini söyledi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// ERKEN SANAYİSİZLEŞME RİSKİ&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gayrisafi Milli Hasıla içerisinde imalat sanayisinin payının son beş yılda yüzde 22’den yüzde 16 seviyesine gerilediğini hatırlatan Esen, bu durumun erken sanayisizleşme riski taşıdığına dikkat çekti. Sürdürülebilir ve kalıcı istihdamın anahtarının sanayi kuruluşlarında olduğunu vurgulayan Salih Esen, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Erken sanayisizleşme olarak adlandırdığımız bu süreç, 70 yılda adeta ilmek ilmek ördüğümüz ve sürdürülebilir istihdamın anahtarı olan sanayimiz ve üretim altyapımız üzerinde büyük bir risk oluşturuyor. Bu tehlike sessiz sedasız Türk ekonomisinin köklerini kemiriyor. Makine ve ekipman yatırımları son 5 yılda 50 seviyesinden 11&#8217;e düşerken, şirketlerin işletme sermayelerini adeta eriten yüksek faiz, Türk sanayisinin finansmana erişimini de adeta imkânsız kılıyor. Yabancı sermaye ise fabrika kurarak doğrudan yatırım yerine ‘carry trade’ olarak adlandırılan yüksek faizin cazibesine kapılıyor. Türkiye sanayiden, ihracattan, üretimden vazgeçemez.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “ÜRETİMİ KORUMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantıda konuşan EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer ise sektörde faaliyet gösteren firmalara değer yaratacak ve maliyetlerini azaltacak projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından onaylanarak Ticaret Bakanlığı’na başvuru süreci başlatılan “EBSO &amp; EGEPLASDER Plastik Sektörü Kümelenmesi UR GE Projesi”ne firma katılımlarının alınmaya başlandığı bilgisini veren Gençer, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda yapılacak seçimlerde plastik sektörünü temsil eden üç meslek komitesinde güç birliği yapacaklarını kaydetti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sektörün yaşadığı sorunları karar vericiler ve kamuoyu ile paylaştıklarını anımsatan Gençer, yüksek enflasyon ortamında sanayicilerin üretim güçlerini ve kapasitelerini korumakta zorlandıklarına işaret ederek, “Mücadelemiz, üreten insanların ayakta kalmalarını sağlamak olmalıdır.” dedi.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/plastik-sektoru-zirvesinde-erken-sanayisizlesme-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Bize mühendis değil, kalıpçı lazım”</title>
		<link>https://ibailetisim.com/bize-muhendis-degil-kalipci-lazim/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/bize-muhendis-degil-kalipci-lazim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 06:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5386</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın altıncı, Avrupa’nın ikinci büyük üretim gücüne sahip Türk plastik sektörünün yapısal sorunları arasında, nitelikli ara iş gücünün yetiştirilmesi ve istihdamı geliyor.&#160; Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu, plastik ve ambalaj sektörlerinin Türkiye’deki en önemli üretim merkezleri arasında yer alan İzmir’deki bu eksikliğe dikkat çekmek üzere Yönetim Kurulu toplantısını Bornova Mazhar Zorlu Plastik Endüstri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>“Bize mühendis değil, kalıpçı lazım”</strong></li>



<li><strong>EGEPLASDER Yönetim Kurulu toplantısı, Bornova Mazhar Zorlu Plastik Endüstri Meslek Lisesi’nde gerçekleştirildi.</strong></li>



<li><strong>Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Başkanı Şener Gençer: </strong></li>



<li><strong>“Plastik sektörümüzün yapısal sorunları arasında, nitelikli ara işgücünün yetişmesindeki zorluklar geliyor.”</strong></li>



<li><strong>“Bize mühendis değil, kalıp çekecek, enjeksiyon yapacak ara işgücü gerekiyor.”</strong></li>



<li><strong>“Mazhar Zorlu Plastik EML gibi eğitim yuvalarımıza gözümüz gibi bakıyoruz.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın altıncı, Avrupa’nın ikinci büyük üretim gücüne sahip Türk plastik sektörünün yapısal sorunları arasında, nitelikli ara iş gücünün yetiştirilmesi ve istihdamı geliyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu, plastik ve ambalaj sektörlerinin Türkiye’deki en önemli üretim merkezleri arasında yer alan İzmir’deki bu eksikliğe dikkat çekmek üzere Yönetim Kurulu toplantısını Bornova Mazhar Zorlu Plastik Endüstri Meslek Lisesi’nde gerçekleştirdi. Okul Müdürü Zülküf Yıldız’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette, 28 yıldır eğitim veren lisenin eğitim müfredatı ve sanayicilerin talepleri değerlendirildi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “BU KADAR MÜHENDİSE İHTİYAÇ YOK”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, sektörde faaliyet gösteren firmaların sahipleri ile ara iş gücü olarak sektöre katılmayı hedefleyen gençleri her fırsatta bir araya getirdiklerini belirterek, gerek lisede gerekse üniversitede polimer ve plastik üzerine eğitim gören tüm gençleri istihdam etmeye hazır olduklarını dile getirdi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Firmalara çok sayıda genç mühendisin başvurduğunun altını çizen Gençer, <strong>“Ülkemizde iş dünyasıyla koordineli bir mesleki eğitim politikası maalesef bulunmuyor. İşsiz durumda yüz binlerce genç mühendis olmasının yanlışlığı bir yana, onları istihdam edecek firmalarımız da yok. Ancak kalıp çekecek, enjeksiyon yapacak, şişirme yapacak, hammadde işleyecek genç iş gücüne çok ihtiyacımız var. Bu gençlerimize ödediğimiz ücretler mühendislere ödenen maaşların da üzerinde. Adeta yetişmiş gençlerimiz bir yerlere gitmesinler diye gözlerinin içine bakıyoruz.” </strong>dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">2004 yılında vefat eden Mazhar Zorlu’nun, Türk plastik sektörünün en büyük duayeni ve vizyoner ismi olduğunu vurgulayan Gençer, 1998 yılında eğitim hayatına başlayan lisenin de Mazhar Zorlu’nun bizzat eseri olduğunu anımsattı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// “GENÇLERİMİZE GÖZÜMÜZ GİBİ BAKIYORUZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Lise ve meslek yüksekokulu seviyesinde eğitim alarak sektöre ilk adımını atan gençlerin okulu bırakmamaları ve başka bölümlere geçmemeleri için okul yönetimleri ile sıkı diyalog kurduklarını sözlerine ekleyen Gençer, İzmir ve Ege Bölgesi’nin plastik başta olmak üzere petrokimyanın tüm alt bileşenlerinde yoğun bir üretim yaptığını hatırlattı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şener Gençer, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Ülkemizde bugün itibarıyla 208 devlet ve vakıf üniversitesi bulunuyor. Bu kurumlar her sene yüz binlerce genci mezun ediyor. Almanya gibi sanayisi son derece gelişmiş ülkelerde bile bu kadar üniversite ve bu kadar fazla mezun bulunmuyor. Bizim bu kadar mühendise ihtiyacımız olmadığı gibi, mühendis diplomalı gençlerimizin marketlerde kasiyer olarak çalışmaları dramatik bir insan kaynağı israfıdır. Üniversite bitirdim diye eline diplomasını alan karşımıza dikiliyor, ‘Ben ne zaman müdür olacağım?’ sorusunu sormaya başlıyor. Ortalığa dökülen yüz binlerce gencimiz iş bulamazken, biz ara iş gücü arıyoruz. Bugün dünyada ekonomisi ve kalkınmışlık düzeyiyle örnek gösterilen ülkelerin ortak özellikleri, ara iş gücüne verdikleri önem ve yüksek standartlı mesleki eğitim sistemleridir. Bu nedenle plastik sanayicileri olarak gerek Mazhar Zorlu Plastik Meslek Lisesi’nde gerekse Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Polimer Teknolojileri Bölümü’nde eğitim gören gençlerimize gözümüz gibi bakıyoruz.”&nbsp;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/bize-muhendis-degil-kalipci-lazim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİBET MAKİNA&#8217;NIN KALİTESİNE AS9100 ONAYI </title>
		<link>https://ibailetisim.com/tibet-makinanin-kalitesine-as9100-onayi/</link>
					<comments>https://ibailetisim.com/tibet-makinanin-kalitesine-as9100-onayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İba Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 07:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BASIN BÜLTENLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ibailetisim.com/?p=5384</guid>

					<description><![CDATA[Savunma, havacılık ve enerji başta olmak üzere pek çok sektöre özel alüminyum dişlileri ve rulmanları üreten Tibet Makina, kalite süreçlerindeki başarısını “AS9100 Havacılık, Savunma ve Uzay Kalite Yönetimi Sistemi Belgesi” ile taçlandırdı.&#160; Yaklaşık 25 yıldır savunma sanayisine yönelik üretim gerçekleştiren Tibet Makina’nın&#160; bu başarısı, şirketin kalite, ürün güvenliği, izlenebilirlik ve risk yönetimi alanlarındaki yetkinliğini uluslararası [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>TİBET MAKİNA&#8217;NIN KALİTESİNE AS9100 ONAYI </strong></li>



<li><strong>SAVUNMA VE HAVACILIK SANAYİSİNE YÖNELİK DİŞLİ VE RULMAN GİBİ KRİTİK EKİPMANLARIN ÜRETİMİNİ YAPAN TİBET MAKİNA, KALİTE SÜREÇLERİNİ “AS9100 HAVACILIK, SAVUNMA VE UZAY KALİTE YÖNETİMİ SİSTEMİ BELGESİ” İLE TAÇLANDIRDI. </strong></li>



<li><strong>TİBET MAKİNA BAŞKAN YARDIMCISI VE GENEL MÜDÜRÜ TİBET ARBAK: </strong></li>



<li><strong>“AS9100 BELGEMİZ, TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİN TÜM DÜNYANIN DİKKATİNİ ÇEKEN BAŞARI HİKÂYESİNE DAHA YÜKSEK SEVİYEDE KATKI SUNACAĞIMIZIN GÖSTERGESİ OLACAK.”</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Savunma, havacılık ve enerji başta olmak üzere pek çok sektöre özel alüminyum dişlileri ve rulmanları üreten Tibet Makina, kalite süreçlerindeki başarısını “AS9100 Havacılık, Savunma ve Uzay Kalite Yönetimi Sistemi Belgesi” ile taçlandırdı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaklaşık 25 yıldır savunma sanayisine yönelik üretim gerçekleştiren Tibet Makina’nın&nbsp; bu başarısı, şirketin kalite, ürün güvenliği, izlenebilirlik ve risk yönetimi alanlarındaki yetkinliğini uluslararası düzeyde ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tibet Makina Genel Müdürü Tibet Arbak, belgelendirmenin şirketin uzun yıllara dayanan üretim kültürünün ve kalite odaklı yaklaşımının sonucu olduğunu belirterek, <strong>“AS9100 Belgemiz, Türk savunma sanayisinin tüm dünyanın dikkatini çeken başarı hikâyesine daha yüksek seviyede katkı sunacağımızın göstergesi olacak. Tamamı Türk mühendis ve emekçilerinden oluşan yetkin insan kaynağımızın, üretim kabiliyetimizin, süreç disiplinimizin ve sürekli gelişim stratejimizin uluslararası kalite standartlarıyla uyumunu da kanıtlamış bulunuyoruz.”</strong> dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// 56 YILDIR DEVAM EDEN ÜRETİM &nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirketin 56 yıldır aralıksız devam eden üretim kültürünün; ham maddeden başlayarak nihai ürüne uzanan tüm değer zincirinin ölçülebilir, denetlenebilir ve izlenebilir bir yapı ile yönetilmesine odaklandığına işaret eden Arbak, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“AS9100 kalite belgemizi aylar süren, yoğun ve yorucu denetim süreçlerinin sonucunda hak kazandık. Süreçlerimizi yeniden değerlendirerek risk yönetimi, ürün güvenliği, tedarik zinciri, dokümantasyon ve çalışan yetkinliği gibi alanlarda sistemimizi daha da güçlendirdik. Elde ettiğimiz başarı, müşterilerimize sunduğumuz güvenin uluslararası bir kalite standardıyla tescillenmesi anlamına geliyor. Emek veren her seviyedeki çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>// KG BAŞINA İHRACAT DEĞERİ SEKTÖRÜN ÜZERİNDE&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk savunma ve havacılık sektörünün bu yılın ilk yedi ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,2 artırarak 5,8 milyar dolara çıkardığını, son 12 aylık ihracatın 11,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini kaydeden Arbak, sektörün kilogram başına ihracat değerinin 65 dolar seviyesinde olduğunu, Tibet Makina’da ise bu değerin 100 dolar seviyesinde olduğunu sözlerine ekledi. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tibet Makina, savunma sanayisinde ürettiği taret rulmanları ve dişlilerinde dünyada kendi lisansı ve patenti olan az sayıdaki firmadan biri olma özelliği taşırken, kısa adı SAHA olan Savunma ve Havacılık Kümesi içerisinde birçok savunma sanayisi şirketinin stratejik ortakları arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgâr enerjisi santrallerinin en kritik ekipmanlarından olan döner tabla dişlileri ve rulmanlarını üreten Tibet Makina, bu alanda dünyanın önde gelen santral üreticilerinin tedarikçileri arasında yer alıyor. Üretiminin yaklaşık yarısını ihraç eden Tibet Makina, üretimini 1998 yılından bugüne Menemen Emiralem’deki tesislerinde sürdürüyor.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ibailetisim.com/tibet-makinanin-kalitesine-as9100-onayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
